Çocuk Gelişimi, montessori

Havalar Soğudu, Çocuğum Mont Giymek İstemiyor

Eveeeet, işte size ebeveynlik yeteneklerinizi sergileyebileceğiniz, çocuğa saygı duyuyor musunuz, sınır çizebiliyor musunuz, yapıcı diyalog kurabiliyor musunuz bunun gibi pek çok beceriyi saniyeler içinde bir arada kullanabileceğiniz bir durum. “Mont giymek istemiyorum!”

Giymek istemiyorlar çünkü o giysinin içinde rahat edemiyorlar. O kalın montlar kollarını kullanmalarına engel oluyor. Çok uzun olanları karın bölgesinden kolay bükülmediği için çocuklar rahat eğilemiyorlar. Sırtında çantası varsa askıları omuzlarından kayıp düşüyor. Dirseklerini rahat bükemedikleri için rahat uzanamıyor, tutunamıyorlar. Parkta oynamaya çalışan montlu çocuklara dikkat edin, merdiven tutacaklarını bile zorlukla tutabiliyorlar. Ama yetişkinler bu giysiyi çok seviyor. Kendinden yola çıkıp çocuğun kolayca üşüyebileceği ve hasta olabileceği düşünülüyor olabilir. Hatırlamakta yarar var çocuklar bizden çok daha hareketliler. Böylece vücut sıcaklıkları daha rahat korunuyor. Bu tür giysiler sıcaklayıp bunalmalarına da sebep olabiliyor.

Çocukları giydirmeye çalışırken yaşanan olumsuz diyaloglar şöyle:

Çocuk: Ben bunu giymeyeceğim.

Ebeveyn: Olmaz hasta olursun, öksürürsün, burnun akar, doktora gideriz, ilaç verir, iğne yapar, …….(olumsuz olasılıkları sıralama ve korkutma)

Ç: Hayır istemiyorum.

E: Giyeceksin. Daha yeni iyileştin. Donarsın, üşürsün, titrersin, okula gidemezsin, ….

Ç: Bana ne giymeyeceğim!

E: Sen bilirsin. O zaman bugün sana hiçbir şey almam./ Öğretmenine/babana söylerim./ O zaman gitmiyoruz……. (Ceza, tehdit, zorlama)

Bunlar işe yarar mı? Hayır. O an giydirmeyi başarsanız da istememesine rağmen korkutma, ceza gibi yollar kullanıldığı için çocuğun iradesi reddedilmiş olur. Üzülebilir, kızabilir,… Yanında bilinçaltına kodlanan korku, hastalık beklentisi, boyun eğme, yok sayılma ve başka olası senaryolar da cabası…

adult-affection-baby-853408

Ne yapabiliriz?

-Uzun diyaloglara pazarlıklara hiç gerek yok. Çocuğunuza giydirebileceğiniz kalın yelekler var. Evet yine çocuğumuzu sıcak tutalım, ama sıcakladıkça çıkarabilecek şekilde kat kat giysilerle ve hareket özgürlüğü sağlayarak. Özellikle koruyacağınız bölge boyun, baş, omurga ve etrafındaki organların bulunduğu gövde. İyi bir yelek de bu işi görür. Örneğin atlet, üzerine bir T-shirt, üzerine yumuşak bir polar/yün ceket ve en üste bir yelekle. Böylece kollarını rahat kullanabilir, rahat eğilip hareket edebilirler.

-Giysiler arasında iki seçenek sunabilirsiniz. Bu sayede onun da kendi kararını verip seçmesini desteklemiş olursunuz. Tabi ki bu seçenekler yazdan kalma elbiseler değil, kırmızı ceket mi, mavi bluz mu gibi havaya da uygun giysilerden seçilmeli. Böylece kendi seçtiği için giymeye de gönüllü olacaktır.

-Evdeyken dışarıdaki soğuk havayı anlatmaya çalışmayın. Çünkü özellikle ilk altı yıl, sadece o anı ve deneyimlediklerini biliyorlar. Üşümek doğal bir refleks, bunu hisseden çocuk zaten ısınmak ister. Birkaç dakika dışarıdaki havayı deneyimlemesine izin verin. Üşüyünce hemen giyinecektir. Yukarıdaki gibi sıkıntılı pazarlıklara hiç gerek kalmadan yanınıza alacağınız birkaç küçük parçayla üşüdükçe giydirebilir, sıcakladıkça çıkarabilirsiniz. Böylece hem siz hem de çocuğunuz mutlu olursunuz.

-Bir de ebeveynde olan çocuğunun hasta olma korkusu, çocuğunu kontrol çabası, mükemmeliyetçilik gibi konular üzerine çalışılabilir. Ebeveynin zihninde alttan alta çalışan bu tür olumsuz programlar bir şekilde çocuk üzerinden de böyle durumları yansıtıyor olabilir. Çünkü çocuklar ebeveyne aynalık yapar. Yani sizde olanı size yansıtır. Bu tür programları olmayan birinin çocuğu gayet rahatken, sizin çocuğunuz sürekli hasta oluyor olabilir örneğin. Böylece zihninizdeki program da devamlı kendini doğrular. Bu kısır döngüler temizlenince rahatlama sağlanabilir.

Bu konu çok basit görünüyor ama her gün birçok kez çocuk ebeveyn diyaloğu yaşanan alanlardan. Ve sonuçta alttan alta “Bana saygı duyuluyor, kendi kararlarımı veriyorum.” diye düşünen bir çocukla, “Beni dinlemiyorlar, onların istediğini yapmam için zorluyorlar, boyun eğmeliyim” diyen bir çocuk kadar fark olabilir. O yüzden yaklaşıma dikkat. Ve yaşasın özgürce hareket eden çocuklar!

Sevgilerimle,

Ayşegül Karahan Ertuğrul

Not: Siz de çocuğunuzun gelişimini nasıl destekleyeceğinizi öğrenmek ve bilinçaltınızı şifalandırıp hayat kalitenizi arttırmak isterseniz buradan bana ulaşın. Yardımcı olmaktan keyif duyarım. Sevgiler.

 

Telefon: 05380261760

Facebook /@aysegulkarahanBilincliAileler
Instagram /@aysegulkarahanBilincliAileler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s