Çocuk Gelişimi, montessori, Yaşam

Çocuğum Markette İstediğini Alana Kadar Ağlıyor

Market alışverişleri ihtiyaçlarımızı almak için artık hayatın bir parçası. Çocukla markete gitmekse hem müthiş bir öğrenme fırsatı hem de bir durum yönetimi. Peki yanımızda çocuğumuzla markette alışverişi nasıl idare edeceğiz? İşte birkaç öneri:

Engellemek Yerine Desteklemek

– Çocuğunuz sizi gözlemleyip kopyalayarak öğreniyor. Marketler hem değişik hem de eğlenceli ortamlar onlar için. İzin verin sizden öğrensin. Sizin gibi o da raflardan bir şeyler almak isteyecektir. “Ona dokunma, bunu bırak” demektense ona uygun bir şeyi raftan kendi almasına yardımcı olabilirsiniz. Örneğin meyvaları o da seçerek poşete koyabilir. Satın almayacağınız şeyleri de bakıp incelemek istiyorsa “İstersen bakabilirsin, sonra yerine koyarız.” diyerek izin verebilirsiniz. Gerekirse “Buna ihtiyacımız yok, o yüzden almayacağız.” diye ekleyebilirsiniz.

– İşte Montessori yöntemindeki en önemli üç bileşeni sağlamış oldunuz: “hazırlanmış çevre”, “bilinçli ebeveyn/yetişkin” ve “özgürce keşfeden çocuk”. Bir şeyi merak ettiğinde önce yukarıdaki gibi durumu anlatın, çerçeveyi çizin, sonra da keşfine izin verin. Böylece ilgisini doyuracaktır. Artık “İlle de isterim” diye tutturmayacaktır, çünkü ne olduğunu biliyor. Ve çocuğunuzla bir mücadele değil işbirliği içindesiniz.
– Tabi ki o keşfederken yanında olun. Örneğin cam şişelere bakmak istiyorsa dikkatlice bakmasını sağlayabilirsiniz. Zira bir el hareketi tüm reyonu aşağı indirebilir. İşi bitince yerine koyar, ardından siz gerektiği şekilde düzenlersiniz. Zaten Montessori yönteminden faydalanıyorsanız çocuğunuz cam gibi dikkat edilmesi gereken malzemeleri nasıl kullanacağını çoktan öğrenmiş olacaktır. Beraber keşfin tadını çıkarın.

-İhtiyacınıza göre aldığınız bir şeyi kendi taşımasına, kasadaki görevliye uzatmasına izin verin.

– Yapabileceği şeyleri, hele de talep ettiğinde izin verin kendi yapsın. Örneğin alışveriş arabasını kendi sürmek. “Bu araba sana çok büyük yapamazsın” demeyin. “Yapabilirsin” deyin. Amaç engellemek değil desteklemek. Yanında durun, izin verin çabalasın. Boyundan büyük arabayı sürebilmek için pek çok çözüm üretebilir. İşte sana çözüm üretme, yaşayarak öğrenme. Yapabildiği kadar yapsın, hevesini alınca zaten bırakacaktır. Ama emin olun o kısacık deneyimden çok şey kazanacaktır.

– Poşet/çanta taşımak istiyorsa verin taşısın. Belki bir market poşetini sürükleyerek taşır, ama taşıyabilir. Poşetin derdine düşüp çocuğu üzmeyin. Çocuk hepsinden değerli ;)

Hangi yaklaşım olumsuz etkiler?
– Çocuğunuz keşfederken “Hadi kızım/ Hadi oğlum, bırak onları…” diye diye telaşlandırmak olumsuz etki yaratır. Panikletir, konsantrasyon bozar. “Çabuk ol, acele et” gibi sözler o anı yaşamasına engel olur kaygı uyandırır. Yeterince zaman ayırın ki, birbirinize iyi ayak uydurabilin. Oldu da aceleniz varsa “Şimdi sadece alacaklarımızı alıp çıkacağız. O kadar vaktimiz var. Başka zaman daha uzun bakarız.” diye açıklayabilirsiniz.
– Almayacağınız ama ısrarla istediği şeyler olduğunda “Onu alırsam annen/baban bana kızar alamayız.” yerine “Onlar bize/sana uygun değil, çünkü biz böyle şeyler yemiyoruz. O yüzden almıyoruz.” diyebilirsiniz. Israr ederse, onun muadili ama uygun bir şey seçebilirsiniz. Örneğin aromalı içecek, vs. ısrarla istiyorsa onlar sana uygun değil, ama istersen ayran ya da kefir alabilirsin.” gibi. Ya da çantanızda hazır olan bir şey. Ona uygun olan seçeneği yerine koyarak içme isteğini doyurmuş olursunuz. Artık tercihlerinize ve çözüm üretme yeteneğinize kalmış.
-“Onu yersen hasta olursun, doktora gideriz, iğne yapar,….”
“Onlar zararlı.” gibi olumsuz ifadeler bilinçaltını olumsuz kodlar. Bu yüzden doktor/iğne/hasta olma korkuları geliştirebilir. Ya da yerse ve sizin söylediğiniz gibi hasta olmazsa çocuğunuzun gözünde inandırıcılığınızı yitirebilirsiniz.
-“İstediğini alana kadar ağlıyor ve sonunda alıyor” diyenler için muhtemelen o noktaya tesadüfen gelmediniz. Daha önce belki bir şekilde ona bu tür yiyecekler sunuldu, ya da bir şekilde elde etti. Yukarıdaki yöntemler yeterli olmazsa ebeveyn olarak kararlılık, sınır koyma, vb. gibi konulara bakabilirsiniz. Gerekiyorsa bir destek almanızı da öneririm.
Markette Hiçbir Şeye İzin Vermiyorum
Marketi de hayatın içinde bir öğrenme, irade kullanma fırsatı olarak kullanmak yerine hem çocuğunuzu oraya götürüp hem de baştan sona engelleme yolunu seçerseniz
– Çocuğunuz ne zaman yapabilirse gelişi güzel reyon karıştırma, istediği şey için ağlama krizlerine girme gibi şekillerde kendi yöntemini geliştirebilir.
– Merakı ve ilgisi engellendiği için duyarsızlaşıp artık ortamla ilgilenmekten vazgeçebilir.
-Zamanı gelip “Haydi yapabilirsin” dediğinizde cesaret edemeyip “Ben yapamam” diyebilir.
Bu ihtimallere karşılık yukarıdaki önerilerden faydalanıp engellemeyin, uygun şekilde yönlendirin derim.
Çocuk hayatı keşfederek öğrenecek, onun karşılaştığı şeyleri keşfetmek istemesi gayet normal. Buradaki en önemli nokta ebeveyn ya da bakım veren yetişkinin çözümlerini cebinde hazır bulundurması. Zira gerçekten bilinçli yetişkin bir çocuğun en büyük şansı olabilir.

Ayşegül Karahan Ertuğrul
Eğitimci, Ebeveyn Danışmanı

Not: Siz de çocuğunuzun gelişimini nasıl destekleyeceğinizi öğrenmek ve bilinçaltınızdaki engelleri şifalandırıp rahatlamak isterseniz buradan bana ulaşın. Yardımcı olmaktan keyif duyarım. Sevgiler.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s