Çocuk Gelişimi, Yaşam

Çocuğumu Nasıl Korurum? Mahremiyet Eğitimi

Son yaşadıklarımız hepimizi çok üzdü… Bir çocuğa saflığı, masumiyeti dışında çirkin gözlerle bakmak ve onu yaralamak… Daha fazlasını söylemeye dilim varmıyor. Şimdi herkesin aklında aynı soru: “Peki ben çocuğumu nasıl koruyacağım?”

İstismar Nedir?

Çocuğun fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal, yani tüm alanlardaki gelişimine ve değerlerine zarar verebilecek her davranış istismar olarak değerlendirilebilir. Çocuğa bağırmak, sözle taciz etmek, şiddet uygulamak, sosyal medyada herkese yayınlamak da bunun bir parçası. Cinsel istismarsa bunun en can yakıcı boyutu. Ülkemizde yaklaşık yüzde sekseni kız, yüzde yirmisi erkek binlerce çocuk cinsel istismara uğruyor… İstismarcıların yüzde sekseni ise ailenin yakından tanıdığı kişiler… Maalesef bu çocuklar güvendikleri insanlardan gelen ve daha bilmedikleri için anlayamadıkları bu durumu açıklamakta da zorlanıyorlar.

Anne Baba Olarak Ne Yapabilirsiniz?

Anne baba olarak en iyi yapabileceğiniz şey bilinçlenmek, çocuğunuzun gelişimini anlamak, ona nasıl destek olacağınızı bilmek. Böylece yerinde ve zamanında, ürkütmeden çocuğunuza mahremiyeti ve nasıl davranacağını öğretebilirsiniz. Korkutarak değil, gelişimine uygun olarak, sizi gözlemleyerek, adım adım…

  • Öperken severken izin alın. “Öpebilir miyim?” deyin. İzin vermezse öpmeyin. Dudağından, özel bölgelerinden öpmeyin. Kucağa oturtarak, diz üstüne yerleştirip hoplatarak, poposuna vurarak, vb. sevmeyin. Benim çocuğum istediğim gibi öperim derseniz sınır koymayı, hayır demeyi öğrenemeyebilir. Unutmayın, tehdidin çoğu yakınlardan geliyor. Siz en yakını olarak onun itirazını dinlemezseniz bunun normal olduğunu düşünebilir. Hayır demesine, sınır koymasına izin verin ve dinleyin. Bu ona “izin vermezse kimse bir şey yapamaz” bilinci kazandıracak.
  • Çocuğunuzla konuşun. Oyun oynayın, yolda giderken beraber gördüklerinizle ilgili, aldığınız kitaplar üzerinden karşılıklı konuşun,… “Bu bir otobüs. Sence bu otobüs nereye gidiyordur?… Okul bitmiş, öğrenciler evlerine gidiyorlar…. Sence evleri nasıldır?….” Böylece size kendi dünyasında neler yaşadığını anlatacaktır. Söylediklerini eleştirmeden dinleyin.
  • Yanında giyinip soyunmayın. Dört yaşlarından itibaren özel bölgelerinizi kapatmadan beraber banyoya girmeyin. Kardeşleri, kuzenleri bir arada banyo yaptırmayın. Tuvaletteyken sizi izlemesin. Siz de onu izlemeyin. Odanın dışına çıkın, bitirdiği zaman size haber versin.
  • Giydirirken, temizlerken, banyo yaparken yardımcı olmanız gerektiğinde izin alın.
  • Üç – dört yaşından itibaren tuvalette peçeteyle kendini temizleyebilir. Sadece zorlanırsa destek olun. Çok fazla sileceğim diye çocuğu uyarmayın.
  • Onu yıkarken, giydirirken izin alın. “İstersen üstünü değiştirelim, kirlenmiş.” Şimdi sana su dökeyim olur mu?” “Şuralarını da yıkayabilir miyim?” gibi.
  • Tüm bunları yaparken de yeri geldikçe, sakince özel bölgeleri olduğunu anlatın. O izin vermeden kimsenin görüp dokunamayacağını bilsin.
  • Odasına, bulunduğu yere girerken kapıyı çalın, izin isteyin. Bir anda sizi görüp şaşırmasın. “Ben izin verirsem girebilirler.” bilinci kazansın.
  • Saklambaç, yakalamaca, köşe kapmaca gibi direnebileceği, karşılık verebileceği, akıl yürütebileceği oyunlar oynayın. Bunlar ona neler yapabileceğiyle ilgili yardımcı olur.
  • Çocuğunuzun fotoğraflarını sosyal medyada yaymayın. Bu onu suistimale açık bir hale getirebilir.
  • Çocuğunuza sevgilim, aşkım, yakışıklım gibi sözlerle hitap etmeyin. İsmiyle hitap edin.
  • Çocuğunuzu yakınınız da olsa başkalarıyla baş başa bırakmayın. Aynı odada uyumasına izin vermeyin. Bakıcıyla tek başına bırakırken de evde kamera sistemi kurup bunu bakıcıya da söyleyebilirsiniz.
  • Çocuğunuzu kendi akranları ya da kendinden daha büyük diğer çocuklarla bir odada kendileri oynasınlar diye bırakıp bir de kapıyı kapatmayın. Cinsiyetle ilgili merak duygusu uyanmış çocuklar oyun üzerinden farkında olmadan birbirlerini rahatsız edebilirler. Çocuklar yanınızda ve sizin görüp duyacağınız şekilde oynasınlar.
  • Çocuklar yetişkinlere sonsuz güvenirler. Sadece en yakın aile bireyleriyle (anne, baba, kardeş, dede, nene, amca, dayı, teyze, hala) “Biz” bilinci oluşturun. Bunların dışındaki kişiler için güven çemberini “sonsuz güven”den “normal güven”e daraltın. “Biz” bilincini anlatmaya çalışırken insanları tehlikeli-tehlikesiz diye sınıflayıp çocukların içine şüphe ve korku atmayın. Bu duygular insanı kemirdiği gibi yaydığı titreşimler nedeniyle de korktuğunuzu başınıza getirebilir. En yakın aile dışından olanlar için sadece güven çemberini daraltıyoruz. Dayı oğlu, amca kızı gibi kuzenler de buna dahil. Onlarla ilgili de dikkatli olun.

Çocuğunuzda Değişiklik Fark Ederseniz

Çocuğunuzu çok iyi gözlemleyin her zaman. Gözlerine bakın, onunla konuşun. Sadece gözlerinden bile sezebilirsiniz değişimlerini. Davranışlarında farklılık, içe kapanma, aşırı tepkili olma, hırçınlık, vb. gibi değişimler görürseniz hemen harekete geçin. Tıbbi ve psikolojik destekler çok değerli. Bunların yanında Thetahealing tekniğini de öneririm. Benim kendi pratiğimde her konuda en hızlı değişimin gerçekleştiği teknik bu oldu. Travmanın şifalandırılması, bilinçaltında bıraktığı olumsuz etkilerin hızla temizlenmesi, anne karnı şifası gibi birçok çalışmayla çocuğun ve sizin olumsuz etkilerden bir an önce kurtulmanıza yardımcı olur. Thetahealingle ilgili daha çok bilgi edinmek isterseniz buradaki yazımı okuyabilirsiniz.

Sevgiler…

Ayşegül Karahan Ertuğrul
Eğitimci, Ebeveyn Danışmanı

Kaynaklar:
Güneş, A. (2015). Mahremiyet Eğitimi, Timaş Yayınları

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s