Çocuk Gelişimi

Çocuğum Paylaşmak İstemiyor!

Birçok annenin ortak kaygısı, çocuğum hiçbir oyuncağını paylaşmak istemiyor, bencil mi olacak? Önce içiniz rahatlasın, bu durum 2-4 yaş civarı normal, üstelik de istenen bir şey. İlk iki yıl bağlanma dönemi artık sona eriyor, sonraki iki yıl güvenli ayrılma dönemi geliyor, ve yavrunuz adım adım bağımsızlaşıyor, “ben” oluyor.

Dikkat ederseniz bu birey olma durumunun birçok alana yansımış olduğunu fark edersiniz. “Ben kendim yiyebilirim, ben taşıyacağım, ben alacağım, o benim oyuncağım, benim bardağım,… ”   Hatta “O benim babam/annem sen gelme” diyerek annesini/babasını kovaladığını bile görebilirsiniz.

Yavrunuz artık özgürleşiyor. Dünyada yerini alıyor, kendi potansiyelini keşfediyor. Bu süreç ona kendinin ve kararlarının farkına varmayı, izin istemeyi, izin vermeyi, uygun şekilde nasıl hayır diyebileceğini, sınırlarını ve potansiyelini kullanarak neler yapabileceğini de öğretecek.

Çocuğum paylaşmak istemiyor ne yapacağım?

Çocuğunuz eşyalarını-oyuncaklarını paylaşmak istemeyebilir. Onu zorlamayın. Kararına saygı duyduğunuzu hissettirin.

Boyuna inip, gözlerine bakarak “Tabi ki, o senin oyuncağın. Vermek istemeyebilirsin. O zaman arkadaşına ‘Vermek istemiyorum’ diyebilirsin.” şeklinde ona bu durumda nasıl davranacağını öğretin. Bu ona gerektiğinde “Hayır” diyebilmeyi öğretecek.

Yapmamanız gerekenler

Paylaşmak istemediğinde “Olmaz, arkadaşınla paylaşman gerekiyor. /Vermezsen küserim. / Giderim. / Başkalarının annesi olurum. / Çok üzülürüm. / Bir daha sana şundan almam. / Bir daha buraya getirmem. / Eve gideriz……..” gibi bu kararına karşılık sevginizden ve sahip olduklarından mahrum bırakmakla tehdit etmeyin. Bu şekilde o anda sonuca ulaşsanız da, iradesini eze eze sonunda boyun eğen, kararsız, hayır demesi gereken yerde sesini çıkaramayan bir çocuk elde edebilirsiniz.

Dışarı çıkarken ne yapmalıyım?

Örneğin parka ya da misafirliğe gidiyor ve yanında oyuncağını götürmek istiyorsa, “Tamam, istersen bunu götürebiliriz. Orada arkadaşın merak edip bakmak isterse onunla bu oyuncağını paylaşmak ister misin?” diyebilirsiniz.

“Hayır.” diyorsa “O zaman paylaşmak istediğin bir oyuncağını seçebilirsin.” diye yönlendirin.

Bu hem bir farkındalık oluşturur, hem de karar vermesini geliştirir. Ya da “Paylaşmak istemiyorsan bu oyuncağın arabada/çantada kalsın, dönünce yine oynarsın.” şeklinde yönlendirebilirsiniz. Böylece iki çocuğun aynı oyuncağı çekiştirirken gözyaşlarına boğulduğu bir durumda kalmamış olursunuz.

Burada önemli nokta şu, çocuğunuz diğer çocuklar eşyalarımı alacaklar diye korku ya da kıskançlık gibi olumsuz duygular geliştirmesin. Kelimelerinizi ve tonlamanızı dikkatli seçin. Paylaşıp paylaşmamak doğal seçimler, siz çocuğunuza yeri geldikçe bu durumlarda ne yapacağını öğretiyorsunuz.

Sizin çocuğunuz başka bir çocuğun oyuncağına bakmak istiyorsa da yanınızda götürdüğünüz oyuncağınızı teklif edip “Merhaba, oyuncağına bakabilir miyiz? İstersen sen de bizimkine bakabilirsin” gibi herkesin kazandığı bir ortam oluşturabilirsiniz. (Kendi izin istemeyi öğrendiğinde bunu kendi yapsın). Kabul etmezse, “… izin vermedi. İsterse vermeyebilir. Haydi başka şeylerle oynayalım.” gibi çocuğunuza anlatabilirsiniz. İstediğine sahip olamamanın üzüntüsüyle ağlayabilir. Bu da doğaldır. İzin verin enerjisini boşaltsın, duygularını yaşasın.

Paylaşmayı nasıl öğrenecek?

Çocuğun gelişimi bilinçsiz yaklaşım, korkular, vb. nedenlerle bozulmamışsa iliklerine kadar “ben” olduktan sonra “biz” olmaya, paylaşmaya başlayacak; 4 yaş civarlarında net olarak.

Sizin davranışlarınızla verdiğiniz sessiz mesajlarınız çok etkili. Sürekli sizi izliyor ve kopyalıyor, unutmayın. Sizin eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmanız onun zihninde yer edecek ve neyi nasıl paylaşacağı konusunda fikri olacak. Sosyalleşip paylaşımda bulunacağı, rol model olarak kopyalayacağı arkadaşları, ablaları, ağabeyleri, büyükleri olursa, onlardan da çok şey öğrenecektir.

Eğer Montessori metodu gibi karışık yaş gruplarının bir arada olduğu bir kreşe gidiyorsa, zaten paylaşma dönemine geçmiş arkadaşlarını izleyip kopyalayarak da paylaşmayı kolayca öğrenecektir.

Not 1: Kardeşi varsa bu durumları uyarlayabilirsiniz. “Sen abla / ağabey oldun. O küçük, sen ver.” demeyin. Yine kararına saygı duyup yukarıdakileri uygulayabilirsiniz.

2: Her çocuğun gelişimi kendine özeldir. Çocuğun gelişimi bireysel özel durumlar, bilinçsiz yaklaşımlar, kardeşler, anne babanın kendi korkuları, travmalar gibi deneyimlerden etkilenebilir. Böyle olduğunu düşünüyorsanız destek almanızı öneririm.

Sevgiler :)

Ayşegül Karahan Ertuğrul
Eğitimci, Ebeveyn Danışmanı
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s